Shipwrecked kelimesi, bir gemi kazası geçirmiş veya batmış bir gemiden kurtulmuş kişi anlamına gelir. Bu, günlük dilde sıkça karşılaşmadığımız, oldukça dramatik ve akılda kalıcı bir kelimedir.
Şarkıda, U2 bu kelimeyi mecazi anlamda kullanarak, hayatın zorlukları ve ilişkilerdeki hayal kırıklıklarıyla başa çıkmaya çalışan, duygusal olarak yara almış insanları tanımlar. "Every shipwrecked soul knows what it is to live without intimacy" (Her kazazede ruh, yakınlık olmadan yaşamanın ne demek olduğunu bilir) dizesi, kelimenin şarkının derin ve duygusal temasına nasıl katkıda bulunduğunu gösterir.
U2'nun "Every Breaking Wave" şarkısı, ilişkilerin zorlukları ve kendi kendini sabote etme eğilimimiz üzerine düşündürücü bir bakış sunuyor. Şarkı, "Every breaking wave on the shore / Tells the next one there'll be one more" [Kıyıya vuran her dalga / Bir sonrakine bir tane daha olacağını söyler] dizeleriyle başlıyor ve bitmek bilmeyen döngüleri, özellikle de aşkta ve hayatta karşılaştığımız zorlukları anlatıyor.
Şarkı boyunca, "Are we so helpless against the tide?" [Mecbur muyuz kadere boyun eğmeye?] sorusuyla bir ilişkinin gidişatına karşı çaresizliğimizi sorguluyoruz. Bono, "Baby every dog on the street / Knows that we're in love with defeat" [Bebeğim, sokaktaki her köpek / Yenilgiyi sevdiğimizi bilir] derken, kendi kendimize kurduğumuz engelleri ve başarıdan duyduğumuz korkuyu çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bu şarkı, bir yandan denizin ve dalgaların güçlü imgeleriyle bir ilişkinin iniş çıkışlarını anlatırken, diğer yandan da kendi içimizdeki mücadeleleri ve korkuları yüzümüze vuruyor. Gerçekten de, "We know that we fear to win / And so we end before we begin" [Kazanmaktan korktuğumuzu biliyoruz / Ve bu yüzden başlamadan bitiriyoruz] diyerek, kendi kendimize koyduğumuz sınırları ve bu engellerin bizi nasıl durdurduğunu gözler önüne seriyor.