불사르다 fiili, bir şeyi tamamen yakıp kül etmek, yok etmek anlamına gelir. Genellikle mecazi olarak, bir şeyi tamamen tüketmek veya kendini tamamen adamak gibi güçlü duygusal durumları ifade etmek için kullanılır.
Bu şarkıda, TXT "내 맘 전부를 다 불사르고" (Tüm kalbimi yakıp kül edip) diyerek, romantik ilişkilere olan inancını tamamen yitirme ve bu süreçte duygusal olarak tükenme korkusunu dile getiriyor. Bu kelime, şarkının anti-romantik temasını ve derin duygusal çatışmasını çok güçlü bir şekilde vurguluyor.
TXT'den "Anti-Romantic" şarkısı, aşka karşı biraz çekingen ve temkinli olmanın nasıl bir şey olduğunu anlatıyor. Şarkının kahramanı, kimin onu sevdiğini bilmediğini ve umursamadığını söylüyor, çünkü ona göre bu sadece bir zaman kaybı: "I don't know who loves me / And I don't care 어차피 낭비" [kimin beni sevdiğini bilmiyorum / ve umursamıyorum, nasıl olsa israf]. Tatlı ve acı çikolatanın sonunun her zaman aynı olduğunu, tıpkı en hüzünlü filmler gibi gözlerinde sadece gözyaşı bıraktığını belirtiyor.
Aşk şarkılarına ve yeminlere inanmıyor çünkü her şeyin sonunda bir yabancıya dönüşeceğini biliyor. "Sorry, I'm an anti-romantic" [Üzgünüm, ben bir anti-romantiğim] diyerek kalbini tamamen yakıp kül olmaktan korktuğunu dile getiriyor. Şarkının ilerleyen kısımlarında ise birine karşı hisler beslemeye başladığını görüyoruz. "I know that you love me / 또 취하게 해 깊이 / 넌 마치 champagne" [Biliyorum beni seviyorsun / ve beni derinden sarhoş ediyorsun / sen şampanya gibisin] derken, bu durumun sonunun acı olacağını bildiği için kendini durdurmaya çalışıyor. Mutlu aşk filmleri ve aşk şarkılarının sonunda hep bir bedel olduğunu düşünüyor, bu yüzden bu duygulardan kaçmak istiyor. Ama yine de kalbinin çoktan o kişiyi takip etmeye başladığını ve küçük bir kıvılcımın alev aldığını itiraf ediyor.