Ecomostri kelimesi, İtalyanca'da "eko" (çevre) ve "mostri" (canavarlar) kelimelerinin birleşimiyle oluşmuş, nadir ve ilgi çekici bir terimdir.
Şarkıda, Tananai bu kelimeyi metaforik olarak kullanıyor. Sevgilisinin ona verdiği tepkilerin kendisini "ecomostri" gibi havaya uçurduğunu söylüyor. Bu, genellikle doğal güzellikleri bozan çirkin ve uyumsuz yapılar için kullanılan bir terimdir ve burada kişinin iç dünyasında yarattığı yıkıcı etkiyi vurgular.
Tananai ve Annalisa, bu şarkıda 90'ların sonundaki o sıcak yaz nostaljisine göz kırpıyor: "Sembra l'agosto del '96" (96'nın Ağustos ayı gibi sanki). Etraftaki herkes deniz kenarındayken ("Tutti sono al mare e noi no" / Herkes denizde, biz değiliz) onlar kapalı panjurlar ardındaki dört duvarda kendi dünyalarına çekiliyor. Karşılarındakini biraz yapmacık burjuva bulsalar da ("finto borghese") aralarındaki uyum çok nadir. Şarkıda geçen "ecomostri" (çevre felaketi dev binalar) gibi patlama metaforu ise hem esprili hem de çok abartılı bir şekilde nefes kesici bir heyecanı anlatıyor.
İkili, başkalarının plastik kalpleriyle ve gelip geçici ilişkileriyle dalga geçiyor. Onlar için dışarıdaki her ilişki sadece "tutte storie brevi" (hepsi kısa hikayeler). Kendilerini ise Levi's kotların maviliğinde ağır ağır uçan iki kara kediye benzetiyorlar ("Noi, due gatti neri"). İtalyanca "Abbiamo troppe cose in ballo" deyimi 'halletmemiz gereken çok iş var / masada çok şey var' anlamına geliyor; yani bu iki aşığın birbirine ayıracak çok daha önemli bir telaşı var!