Bettgeflüster kelimesi, 'yatak' anlamına gelen "Bett" ve 'fısıltı' anlamına gelen "Geflüster" kelimelerinin birleşimiyle oluşur. Bu, genellikle yatakta, samimi bir ortamda yapılan sessiz, özel sohbetleri veya fısıltıları ifade eder.
Şarkıda, kahraman yatağına olan sevgisini anlatırken "Frühstück im Bett und dabei Bettgeflüster" (Yatakta kahvaltı ve yatak fısıltıları eşliğinde) diyerek, yatağının sadece bir uyku yeri olmadığını, aynı zamanda özel ve samimi anlar yaşadığı bir yer olduğunu vurguluyor. Bu kelime, şarkının genel teması olan yatağa duyulan derin bağlılığı ve onunla kurulan özel ilişkiyi çok güzel özetliyor.
SDP'den "Mein Bett" şarkısı, hepimizin içinde biraz olan o tembel, yatağına aşık insanı anlatıyor. Şarkıcı, yatağını sorgulamayan, her zaman yanında olan ve asla terk etmeyecek bir dost olarak görüyor. "Mein Bett stellt keine Fragen / Es ist immer für mich da / Es wird mich nie verlassen" [Yatağım soru sormaz / Her zaman benim için oradadır / Beni asla terk etmeyecek] dizeleriyle yatağına olan bağlılığını dile getiriyor. Dışarıdaki dünya ne kadar karmaşık olursa olsun, yatak onun güvenli limanı. Hatta yatağında yatarken yatağını hayal ettiğini bile söylüyor! Bu, yatağına duyduğu sevginin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Şarkı, yatağın bir kaçış noktası olduğunu da vurguluyor. Kötü bir gün geçirdiğinde veya dış dünyadan izole olmak istediğinde yatağına sığınıyor. "Gestern war ein Scheißtag, ich bleib' heut in mei'm Bett" [Dün berbat bir gündü, bugün yatağımda kalacağım] diyerek yatağının rahatlatıcı gücünü ifade ediyor. Hatta kendini bir süper kahraman gibi hissediyor ve süper gücünün kimsenin onu uyandıramaması olduğunu söylüyor! Bu şarkı, yatağına düşkün herkesin iç sesi gibi. Komik, samimi ve kesinlikle bağımlılık yapan bir şarkı!