Cauchemar kelimesi 'kabus' anlamına gelir. Bu, günlük konuşmada sıkça kullanılan bir kelime olsa da, bir şarkıda bu kadar kişisel ve savunmasız bir bağlamda kullanılması onu oldukça ilgi çekici kılıyor.
Şarkıda Pomme, "J'ai fait le même cauchemar" (Aynı kabusu gördüm) diyerek, kendini sürekli tekrar eden bir korku veya endişe içinde bulduğunu ifade ediyor. Bu kelime, sanatçının iç dünyasındaki kırılganlığı ve belki de sahne korkusunu veya kendini başkalarıyla kıyaslama endişesini çok güçlü bir şekilde yansıtıyor.
Fransız sanatçı Pomme'un bu şarkısı, bir partiye gitmek yerine evde battaniyenin altına saklanmak istediğin o anları anlatıyor. Şarkıcı, parlak ışıklardan ve dışarı çıkmaktan kaçıp karanlığı seçtiğini açıkça söylüyor: "Moi, je préfère le noir" (Ben karanlığı tercih ederim). Dışarıdaki dünyanın bakışlarından o kadar çekiniyor ki "Je n'veux pas me découvrir" (Kendimi açığa vurmak istemiyorum) diyerek kusurlarını saklama isteğini gizlemiyor. Hatta arka arkaya tekrarladığı "Des failles" (Kusurlar / zayıflıklar) sözü, kendi bedenini başkalarıyla kıyaslama kaygısını doğrudan yüzümüze çarpıyor.
Nakarat ise tam bir iç dökme seansı. Pomme çok net: "Et je sais pas danser, je sais pas m'oublier" (Ve dans etmeyi bilmiyorum, kendimi unutmayı bilmiyorum). Buradaki "s'oublier" (kendini unutmak) fiili, müzikle akıp gitmek ve utanmayı bırakmak anlamında kullanılıyor; ama o bunu yapamadığını ve aynı kabusu görmekten yorulduğunu söylüyor. Sonunda da başladığı yere dönüp kestirip atıyor: "Je n'veux pas sortir" (Dışarı çıkmak istemiyorum).