Hämnden İsveççede “intikam” anlamına gelir ve şarkıda anlatıcı, aslında hiç istemediği bir intikamın bile elinden alındığını söyler: “Du tog ifrån mig hämnden jag aldrig velat ha.”
Bu kelime, ayrılık ve kırgınlığı sıradan bir üzüntüden daha dramatik bir şekilde ifade ettiği için akılda kalıcıdır. Ayrıca hämnd kelimesinin belirli hâlidir ve İsveççede sondaki -en ekinin “o intikam” anlamı kattığını gösterir.
Orup’un İsveççe söylediği “Magaluf”, bir çiftin yaptığı son yolculuğu anlatıyor. Anlatıcı, “Till Magaluf styrde vi vår sista resa” [Son yolculuğumuzu Magaluf’a yaptık] derken ilişkinin de orada sona yaklaştığını hissettiriyor. Magaluf, şarkıda tatil, deniz ve gece hayatıyla anılan bir yer gibi duruyor. Anlatıcının sevgilisi orada kalmak istiyor; o ise eve dönmeyi özlüyor. “Du försvann varenda kväll” [Her akşam ortadan kayboldun] ve “du kom hem nån gång på morgonen” [sabahın bir vakti eve geldin] sözleri, aralarındaki uzaklığı çok açık anlatıyor. Sabah kahvesinin başında dalıp giden sevgili ise sanki anlatıcı hiç yokmuş gibi davranıyor. Bu ayrıntı, şarkının en soğuk ve en etkili anlarından biri.
Sonra gerçek daha da sertleşiyor: Sevgilinin, anlatıcı yanında değilken başka biriyle tanıştığı ortaya çıkıyor. “Du träffade nån annan när inte jag var med” [Ben yokken başka biriyle tanıştın] cümlesi kısa, doğrudan ve hiç kaçamak yapmıyor. Martıların ikisinin geçmişinden söz ederek seslerinin kısılana kadar gülmesi ise biraz acı bir hayal gibi: Bir zamanlar birlikte olan çift, şimdi şehrin hatırladığı bir hikâyeye dönüşmüş. Finalde anlatıcı, Magaluf’tan nefret ettiğini söylüyor. Böylece tatil yeri, önce birlikte geçirilen güzel zamanın adı olurken sonunda ihaneti ve kaybı hatırlatan bir yere dönüşüyor.