Comparison kelimesi 'kıyaslama' veya 'karşılaştırma' anlamına gelir. Şarkının ana teması olan kıyaslama, Olivia Rodrigo'nun sosyal medyada gördüğü diğer insanlarla kendini sürekli karşılaştırmasını ve bunun onda yarattığı olumsuz duyguları anlatır.
Şarkıda geçen "Com-comparison is killin' me slowly" (Kıyaslama beni yavaş yavaş öldürüyor) dizesi, bu kelimenin şarkıdaki merkezi rolünü ve derin anlamını vurgular. Bu kelime, günümüz gençlerinin sıkça yaşadığı bir sorunu dile getirdiği için oldukça ilgi çekicidir.
Hiç sosyal medyada gezinirken gördüğünüz mükemmel hayatlar karşısında telefonunuzu odanın diğer ucuna fırlatmak istediniz mi? Olivia Rodrigo, "Jealousy, Jealousy" şarkısında tam da bu duyguyu anlatıyor. Şarkıcı, "kağıt gibi bembeyaz dişlere" ve "kusursuz vücutlara" sahip, gerçek olamayacak kadar iyi görünen insanları gördükçe kendini kötü hissetmekten bahsediyor. Bu durum, onun omuzlarında ağır bir yük gibi hissettiriyor ve şarkının ana teması olan o meşhur tuzağı dile getiriyor: "Kıyaslama beni yavaş yavaş öldürüyor."
Şarkı, tanımadığı insanların hayatları hakkında çok fazla düşündüğünü ve kendinden bıktığını anlatan bir iç döküş aslında. Başkalarının "havalı eski kıyafetlerini" ve "tatil fotoğraflarını" gördükçe, hem onlar adına mutlu oluyor hem de aynı zamanda olamıyor. Bu çelişkili duygu, onu "keşke başka biri olsaydım" diye düşündüren bir kıskançlık sarmalına sokuyor. Şarkı, sosyal medyanın yarattığı bu kıyaslama kültürünün zihinsel sağlığımız üzerindeki etkilerini cesurca ortaya koyuyor.