Saudade kelimesi, Portekizce'ye özgü, derin bir özlem ve hasret duygusunu ifade eder. Sadece bir kişiye değil, bir yere, bir zamana veya bir duruma duyulan yoğun bir nostaljiyi de kapsar.
Şarkıda, Nuno Ribeiro bu kelimeyi sevgilisine ve annesine duyduğu özlemi anlatmak için kullanır. "Saudade, saudade" ve "Mas a saudade vai continuar no meu peito a chamar" gibi ifadelerle, bu duygunun ne kadar güçlü ve kalıcı olduğunu vurgular. Bu kelime, Portekiz kültüründe önemli bir yer tutar ve şarkının duygusal derinliğini artırır.
Portekizli sanatçı Nuno Ribeiro'nun Calema ve Mariza ile seslendirdiği "Maria Joana", hayallerinin peşinden memleketinden ayrılan birinin hissettiği o derin memleket ve aşk hasretini anlatıyor. Şarkı, anlatıcının Portekiz'in kuzeyinden başkent Lizbon'a gelişini anlatan "Eu vim do norte direto a Lisboa" (Kuzeyden doğruca Lizbon'a geldim) sözleriyle başlıyor. Hatta kuzeyin meşhur acı soslu, bol peynirli ve etli sandviçine atıfta bulunarak "A francesinha já não tem picante" (Francesinha artık eskisi gibi acı gelmiyor) diyor; çünkü aklı sevgilisinin onu öptüğü anlarda kalmış!
Şarkının kalbinde Portekiz kültürünün en meşhur hissi olan saudade (özlem, hasret) yatıyor. Şarkıcı sevgilisine adeta yalvararak "Maria Joana, apanha o primeiro autocarro" (Maria Joana, ilk otobüse atla) ve "Vem ficar p'ra sempre do meu lado" (Sonsuza dek yanımda kalmak için gel) diye sesleniyor. Bir yandan annesine geride bıraktığı kıza göz kulak olmasını söylerken, diğer yandan döktüğü gözyaşlarından koca bir nehir oluştuğunu anlatıyor. Dinlerken hem Portekiz şehirlerarası bir yolculuğa çıkmış gibi hissedecek hem de nakaratı hemen mırıldanmaya başlayacaksın!