Honda, bu şarkıda Davut’un Golyat’a karşı kullandığı taş fırlatan silah, yani “sapan” anlamına gelir. İspanyolcada aynı kelime “derin” anlamına da gelebilir; ancak “mi honda y mi piedra” ifadesinde açıkça Davut’un sapanına gönderme yapılır. Bu çift anlam, kelimeyi hem akılda kalıcı hem de öğretici kılar.
Montesanto’nun “Como David” şarkısı, Mezmur 121’in güven veren sözlerini David ile Golyat hikâyesinin cesur havasıyla birleştiriyor. Anlatıcı gözlerini dağlara kaldırıp “Alzaré mis ojos a los montes” [Gözlerimi dağlara kaldıracağım] diyor ve yardımının gökleriyle yeri yaratan Yehova’dan geldiğini söylüyor. Onu koruyan Tanrı’nın gece gündüz uyumadığına, ruhunu savunduğuna inanıyor. “Mientras le alabo Él pelea mis batallas” [Ben O’nu överken O benim savaşlarımı veriyor] dizesi şarkının merkezinde: zafer, insanın kendi gücünden değil, Tanrı’nın Ruhu’ndan geliyor.
David gibi davranmak burada Golyat’ın karşısına sapan ve taşla çıkmak anlamına geliyor. “Me reiré del gigante” [Deve güleceğim] sözü, korkutucu görünen soruna karşı şaşırtıcı derecede rahat bir tavır taşıyor. Övgü, anlatıcının “arma de guerra” [savaş silahı] oluyor; ellerini kaldırdığında Tanrı’nın savaşı kazandığını söylüyor. Son bölümdeki “En la prueba estoy chill” [Sınavın içindeyken rahatım] ifadesindeki chill, günlük dilde “rahat, sakin” demek. “Ese gigante se va pal suelo” [O dev yere serilecek] ise son derece doğrudan ve coşkulu bir zafer cümlesi. İnsanlar onu deli saysa bile David gibi dans etmeyi, Tanrı’ya övgü sunmayı ve gücünü kendi kaslarında değil O’nda bulmayı seçiyor.