Immensità, “sonsuzluk” veya “uçsuz bucaksızlık” anlamına gelir ve günlük İtalyancada sık karşılaşılan bir kelime değildir. Şarkıda gökyüzünün sınırsız genişliğini anlatır: sevgililer, kendilerini gökyüzünün sonsuzluğu içinde, dünyadan kopmuş gibi hisseder.
Mina’nın İtalyanca söylediği “Il Cielo In Una Stanza”, yani “Bir Odadaki Gökyüzü”, sevilen kişinin yanında sıradan bir odanın nasıl değiştiğini anlatıyor. “Quando sei qui con me, questa stanza non ha più pareti” [Sen benimleyken bu odanın artık duvarları yok] derken oda gerçekten yok olmuyor; anlatıcı, sevgilisinin yakınlığını o kadar güçlü yaşıyor ki duvarların yerini “alberi, alberi infiniti” [ağaçlar, sonsuz ağaçlar] alıyor. Mor tavan da siliniyor: “Questo soffitto viola, no, non esiste più” [Bu mor tavan, hayır, artık yok]. Ardından odanın üstünde gökyüzünü görüyor. Şarkının fikri çok güzel ve biraz da cüretkâr: Sevgi, mekânın sınırlarını ortadan kaldırıyor.
Çift, dünyada başka hiçbir şey kalmamış gibi burada, birbirlerine bırakılmış hâlde duruyor. Bir armonikanın sesi anlatıcıya “un organo” [bir org] gibi geliyor; üstelik bu ses “per te e per me” [senin ve benim için] gökyüzünün sonsuzluğunda titreşiyor. Yani küçük bir odada başlayan sahne, müzikle birlikte göğe kadar genişliyor. Nakarattaki “Nel ciel” [gökyüzünde] sözü, şarkıyı sade ama çok sinematik bir görüntüyle bırakıyor: iki kişi, duvarları kaybolmuş bir odada, gökyüzünün altında.