Unforgiven kelimesi 'affedilmemiş' anlamına gelir. Bu, günlük dilde sıkça karşılaşılmayan, güçlü ve dramatik bir kelimedir.
Şarkıda, Metallica bu kelimeyi bir kişinin hayatı boyunca maruz kaldığı baskılar ve beklentiler sonucunda kendi benliğini kaybetmesini ve bu durumun asla affedilemeyecek bir hata olduğunu ifade etmek için kullanır. Şarkının ana temasını oluşturan bu kelime, dinleyicide derin bir etki bırakır ve şarkının anlamını güçlendirir.
Metallica'dan "The Unforgiven" şarkısı, hayatı boyunca başkalarının beklentileriyle mücadele eden bir adamın hikayesini anlatıyor. Şarkı, "New blood joins this earth / And quickly he's subdued" [Bu dünyaya yeni kan katılır / Ve çabucak boyun eğer] dizeleriyle başlıyor ve bir çocuğun toplumun kurallarına nasıl boyun eğdiğini gösteriyor.
Zamanla bu çocuk, kendi düşüncelerinden mahrum kalmış bir genç adama dönüşüyor. "What I've felt / What I've known / Never shined through in what I've shown" [Hissettiklerim / Bildiklerim / Gösterdiklerimde asla parlamadı] dizeleriyle, iç dünyasıyla dışa vurdukları arasındaki çelişkiyi dile getiriyor. Hayatı boyunca başkalarını memnun etmeye çalışmış, sürekli savaşmış ama bu savaşı kazanamamış yorgun bir adamın pişmanlık dolu son anlarını "The old man then prepares / To die regretfully / That old man here is / Me" [Yaşlı adam sonra hazırlanır / Pişmanlıkla ölmeye / Buradaki o yaşlı adam / Benim] sözleriyle dinliyoruz. Şarkı, kendini hiç özgür hissedememiş ve kendi olamamış birinin acı dolu itirafı gibi. Bu yüzden de kendini "affedilmeyen" ilan ediyor.