Inesorabilmente kelimesi 'kaçınılmaz bir şekilde' veya 'amansızca' anlamına gelir. Bu, bir durumun veya olayın önüne geçilemez, engellenemez olduğunu vurgulayan güçlü bir zarftır.
Şarkıda Ligabue, sevdiği kişinin hayatındaki kaçınılmaz ve dönüştürücü etkisini anlatmak için bu kelimeyi kullanır. Onun varlığının ve etkisinin ne kadar derin ve değiştirilemez olduğunu vurgular, bu da kelimeyi şarkının ana temasıyla bütünleştirir.
Ligabue’nin “Tu Sei Lei” şarkısı, yıllar geçse de sevgilisini yeniden yeniden keşfeden bir adamın ağzından anlatılıyor. “Dopo tutti questi anni, io non smetto di guardarti” [Bunca yıldan sonra bile sana bakmayı bırakmıyorum] derken, alışkanlığın yerini hâlâ şaşkınlığa bıraktığını söylüyor. Kadın kusurlarını saklamaya çalışıyor, ama anlatıcı “a me piacciono tutti” [ben hepsini seviyorum] diyecek kadar açık sözlü. Yine de onun rüyalarını uzaktan izlemek ve aklından geçenleri yalnızca tahmin etmek zorunda kalıyor. Şarkıdaki “quel nome da straniera” [o yabancı gibi gelen isim] ifadesi, onun biraz gizemli, kendi başına durabilen tarafını anlatıyor; artık yalnız kalmak zorunda değil, çünkü yanında biri var.
Nakaratın “Tu sei lei” [Sensin o] sözü, kalabalığın içinden tek bir kişiyi seçmenin kesinliği gibi dönüp duruyor. Bu kadın anlatıcı için yalnızca sevilen biri değil, onu birçok kez “da qualche tipo di altra morte” [bir tür başka ölümden] kurtaran, gerçeği doğrudan söyleyen kişi. Son bölümde onun kokusunu geride bırakması, “io ci sono” [ben buradayım] ve “sarò sempre qua” [hep burada olacağım] der gibi yorumlanıyor. Evrenin onları yeniden karşılaştırması da boşuna değilmiş gibi geliyor. Şarkı, büyük sözlerden çok bakışlar, hızlanan kalp, büyüyen göz bebekleri ve yıllar sonra bile bitmeyen o şaşkınlıkla konuşuyor.