Presumirla, “onu gururla göstermek” veya “onunla övünmek” anlamına gelir. Buradaki -la zamiri “onu” demektir; şarkıcı, mükemmel kadını arkadaşlarına sevgilisi olarak gururla tanıtmak istediğini söylüyor.
Bu kelime, yalnızca “övünmek” anlamından daha romantik bir hava taşır: Sevdiği kişiyi değerli bulduğu için onunla gurur duymayı ve bunu başkalarıyla paylaşmayı anlatır.
Meksikalı müzisyen Kurt, bu tatlı Latin parçasında henüz hayatında olmayan ama aklından hiç çıkmayan hayali bir sevgiliyi anlatıyor. Şarkıdaki kadın öyle biri ki gökyüzünü bile kıskandırıyor: "Tan bonita, que le da celos al cielo" (Gökyüzünü kıskandıracak kadar güzel). Üstelik saçını taramadan, ne bulursa üstüne geçirip dışarı çıkabilen, topuklu ayakkabıdan nefret edip partilere gitmek yerine bir spor dalıymış gibi çılgınca kitap okuyan biri: "lee libros por deporte" (spor niyetine kitap okur). Kurt, geleneksel beklentilerin tamamen dışındaki bu doğal kadını şimdiden arkadaşlarına hava atacağı günlerin hayalini kurarak bekliyor.
İşin en komik ve dürüst kısmı nakaratta gizli: "Déjame explicarte que te quiero y no te conozco" (Seni sevdiğimi açıklamama izin ver, üstelik seni tanımıyorum bile). Şarkıcı henüz karşılaşmadığı birine sırılsıklam aşık! Bu hayali sevgilinin en büyük özellikleri ise ona plaklar hediye etmesi, onu bekletmemesi ve kıyafetlerine karışmaması: "no elige mis camisas" (gömleklerimi seçmez). Kurt, tanımadığı birine mektup yazar gibi şarkı söyleyerek hepimizin aklındaki o kusursuz, telaşsız aşk arayışını tatlı bir dille fısıldıyor.