Durchgemacht kelimesi, 'uyanık kalmak' veya 'sabaha kadar eğlenmek/çalışmak' gibi anlamlara gelir. Genellikle bir gece boyunca uyumadan bir şeyler yapmak, eğlenmek veya bir aktiviteyi tamamlamak için kullanılır.
Şarkıda, "Noch bis letzte Woche haben wir jede Nacht durchgemacht" (Daha geçen haftaya kadar her gece sabaha kadar takılıyorduk) dizesinde geçiyor. Bu kelime, şarkıcının eski sevgilisiyle geçirdiği yoğun ve uykusuz geceleri anlatarak, ilişkinin ne kadar tutkulu olduğunu ve şimdi bu durumun nasıl değiştiğini vurguluyor. Bu, günlük konuşmada sıkça kullanılan ama şarkılarda bu bağlamda ilginç bir şekilde öne çıkan bir ifade.
“5 Minuten”, ayrılığın büyük bir sahneyle değil, zamanın içinde yavaşça gerçekleştiği bir şarkı. Anlatıcı, “Ich glaub’, ich hab’ vor fünf Minuten aufgehört, dich zu lieben” [Sanırım seni sevmeyi beş dakika önce bıraktım] diyor; bunu yazıya döktüğünde ise “mittlerweile sind es sieben” [artık yedi dakika oldu]. Bu küçük zaman hesabı hem komik hem de acımasız: Duygularını kronometreyle ölçmeye çalışıyor, ama geçen her dakika eski ilişkinin biraz daha geride kaldığını gösteriyor.
Sözlerde günlük hayat, ayrılığın boşluğuyla yan yana duruyor: Sabah ışığında gözleri ağrıyor, ne zaman olduğunu bilmiyor, evde yiyecek arıyor ve dışarıda havanın sıcak olduğunu fark ediyor. Viyana’daki Wienerplatz’da 13 numaralı ulaşımı beklerken “einfach weitermache, so wie bisher” [şimdiye kadar yaptığım gibi devam edersem] ne olacağını düşünüyor. Sonra telefonun soğukluğu geliyor: Gönderilen emojiler ve çıplak fotoğraflar artık onu etkilemiyor; eski sevgilisinin “I love you!” ve “Ich vermisse dich!” [Seni seviyorum! Seni özlüyorum!] mesajlarına cevap vermek yerine uyuyakalıyor. FaceTime’da karşısındaki kişinin onsuz da mutlu göründüğünü fark etmesi, numarayı çevirip hemen kapatması ve “Aus dieser Nummer kommen wir so nicht mehr raus” [Bu işten bu şekilde çıkamayız] demesi, ilişkinin artık mesajlarla kurtarılamayacağını anlatıyor. Şarkının eğlenceli tarafı da burada: Aşk bitmiş, ama anlatıcı hâlâ dakikaları sayıyor.