황홀했던 kelimesi 'vecdeci' veya 'kendinden geçiren' anlamına gelir. Genellikle çok güzel, büyüleyici veya aşırı derecede keyifli bir deneyimi tanımlamak için kullanılır.
Şarkıda Jung Kook, "황홀했던 기억 속에 나 홀로 춤을 춰도 비가 내리잖아" (Vecdeci anılar içinde tek başıma dans etsem de yağmur yağıyor) diyerek, geçmişteki o büyüleyici anıların bile şimdiki hüznünü dindiremediğini ifade ediyor. Bu kelime, şarkının hem nostaljik hem de melankolik atmosferini çok iyi yansıtıyor.
Jung Kook'un "Still With You" şarkısı, ayrılık sonrası hissedilen özlemi ve yalnızlığı çok dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Şarkıcı, sevdiği kişinin sesini duymayı ne kadar özlediğini "날 스치는 그대의 옅은 그 목소리 / 내 이름을 한 번만 더 불러주세요" [Bana değen o soluk sesin / Adımı bir kez daha söyle lütfen] dizeleriyle ifade ediyor.
Şarkı boyunca bir yandan yalnızlığa alışmaya çalışırken, diğer yandan bu duruma alışmak istemediğini görüyoruz. "어두운 방 조명 하나 없이 / 익숙해지면 안 되는데 / 그게 또 익숙해" [Karanlık oda, tek bir ışık yok / Alışmamam gerekirken / Yine de alışıyorum] sözleri bu çelişkiyi çok güzel yansıtıyor. Şarkıcı, sevdiği kişiyle yeniden bir araya gelme umudunu hiç kaybetmiyor ve o an geldiğinde "눈을 보고 말할래요 / 보고 싶었어요" [Gözlerinin içine bakıp söyleyeceğim / Seni özledim] demek istediğini söylüyor. Yağmur ve sis gibi imgelerle hüznünü dile getirirken, sevdiği kişiye doğru yürüme ve onunla tekrar bir araya gelme arzusunu "이 안개가 걷힐 때쯤 / 젖은 발로 달려갈게 / 그때 날 안아줘" [Bu sis dağıldığında / Islak ayaklarımla koşacağım / O zaman bana sarıl] dizeleriyle dile getiriyor. Şarkının sonunda ise tüm zorluklara rağmen sevdiği kişiyle birlikte olmak istediğini "서로 발걸음이 안 맞을 수도 있지만 / 그대와 함께 이 길을 걷고 싶어요" [Adımlarımız uyuşmayabilir ama / Seninle birlikte bu yolda yürümek istiyorum] diyerek vurguluyor.