Vliegtuigstand kelimesi kelimenin tam anlamıyla "uçak modu" demektir ve telefondaki bağlantıları kapatan ayarı ifade eder. Şarkıda "Niet filmen, man, telefoon op vliegtuigstand" denilerek herkesin telefonu bırakıp geceye ve eğlenceye tamamen kendini vermesi anlatılıyor. Günlük teknoloji dilini parti atmosferiyle birleştirdiği için akılda kalıcı ve ilginç bir seçimdir.
FLEMMING ve Mart Hoogkamer’ın “100%” şarkısı, Amsterdam’ın kalbindeki bir barda kontrolden çıkan tek gecelik eğlenceyi anlatıyor. Şarkı, “Daar staan we dan, zonder meid en zonder plan” [İşte buradayız, ne bir kız var ne de bir plan] sözleriyle başlıyor. Ardından ekip bir bara gidiyor ve “Van nul naar de honderd procent” [Sıfırdan yüzde yüze] diyerek gecenin sakin başlamayıp hızla büyüyeceğini söylüyor. “Kroegje hartje Amsterdam” ifadesi, Amsterdam’ın merkezindeki küçük bir bar demek. “Baco” ise genellikle Bacardi ve kola karışımı için kullanılan kısa bir ad; herkesin bu içeceğin içinde yüzmesi, elbette abartılı ve komik bir parti görüntüsü.
Gecenin kuralları da oldukça net: “Niet filmen, man, telefoon op vliegtuigstand” [Çekim yapma dostum, telefonu uçak moduna al] deniyor. Bu gece kimse kayıt peşinde değil; Flemming ve Mart, sahnedeki isimler olmaktan çıkıp kalabalığın içindeki iki arkadaş gibi eğleniyor. Bardaki şarkı söyleme, masaya en iyi şişeleri getirme ve kadeh kaldırma isteği her nakaratta daha da büyüyor. Sonunda “Hadden we allerbeste flessen en die tafel, zijn we verzopen met z’n allen in de baco” [En iyi şişeler ve o masa vardı, hepimiz baco’nun içinde boğulduk] sözleriyle gecenin gerçekten aşırıya kaçtığı anlatılıyor. En komik an ise birinin “Maar Flem, ’t is pas tien uur” [Ama Flem, saat daha sadece on] diye hatırlatması: Daha saat on bile olmadan sıfırdan yüzde yüze çıkmışlar.