Harmony kelimesi 'uyum' veya 'ahenk' anlamına gelir. Genellikle müzikte farklı notaların bir araya gelerek hoş bir ses oluşturmasını ifade eder.
Bu şarkıda, "But you're the harmony to every song I sing" dizesinde, şarkıcının hayatındaki kişinin, kendisinin söylediği her şarkının uyumu olduğunu söyleyerek, ilişkilerindeki farklılıklara rağmen birbirlerini tamamladıklarını ve bir bütün oluşturduklarını vurgular. Bu, kelimenin hem müzikal hem de mecazi anlamda ne kadar güçlü kullanıldığını gösterir.
Demi Lovato ve Joe Jonas'ın düeti "Wouldn't Change A Thing", zıt kutupların birbirini nasıl tamamladığını anlatan eğlenceli bir şarkı. İki farklı insanın ilişkisini ele alıyor: Biri diğerinin söylediklerini duymuyor gibi ("He doesn't hear a word I say" [Söylediğim tek kelimeyi duymuyor]), diğeri ise umursamıyor gibi ("Like she/he doesn't even care" [Sanki umursamıyor bile]).
Şarkı, bu farklılıklara rağmen birbirlerinden vazgeçemeyen bir çiftin hikayesi. Onlar "ateş ve yağmur" gibi, "Venüs ve Mars" gibi, yani tamamen zıtlar. Ama yine de birbirlerini tamamlıyorlar. Hatta şarkının en güzel yerlerinden biri de "But you're the harmony to every song I sing" [Ama sen söylediğim her şarkının armonisisin] dizesi. Bu, tüm farklılıklarına rağmen birbirlerinin hayatına nasıl bir uyum kattıklarını çok güzel anlatıyor. "Wouldn't Change A Thing" [Hiçbir şeyi değiştirmezdim] diyerek de bu kusurlu mükemmelliği ne kadar sevdiklerini vurguluyorlar.