Disguise kelimesi 'gizlemek' veya 'kılık değiştirmek' anlamına gelir. Genellikle bir şeyi tanınmaz hale getirmek ya da gerçek doğasını saklamak için kullanılır.
Şarkıda bu kelime, yolundaki çatlakları gizlemeye çalışan bir metafor olarak geçiyor: "Cracks in the road that I would try and disguise." Bu, kişinin hayatındaki sorunları veya kusurları başkalarından saklama çabasını ifade eder ve şarkının genelindeki melankolik havayı pekiştirir.
Daft Punk ve Julian Casablancas'tan gelen "Instant Crush", unutulmak istemeyen birinin hikayesini anlatıyor. Şarkı, geçmişteki bir arkadaşlığa ya da aşka duyulan özlemi ve o kişinin artık hayatında olmamasının getirdiği karmaşık duyguları işliyor. Şarkıcı, "I didn't want to be the one to forget" [Unutan kişi olmak istemedim] diyerek bu ilişkinin kendisi için ne kadar önemli olduğunu baştan belli ediyor.
Şarkı boyunca, geçmişteki anılara takılıp kalmış birini görüyoruz. "I got this picture of us kids in my head" [Çocukluğumuzdan bir resim var kafamda] derken, o eski güzel günlerin zihninde ne kadar canlı olduğunu anlıyoruz. Ama aynı zamanda bir hayal kırıklığı da var: "Kinda counted on you being a friend" [Sana arkadaş gözüyle bakmıştım]. Bu, ilişkinin beklendiği gibi gitmediğini ve bir tarafın kendini yalnız hissettiğini gösteriyor. Şarkı, bir yandan o eski bağın özlemini çekerken, bir yandan da "And we will never be alone again / 'Cause it doesn't happen everyday" [Ve bir daha asla yalnız kalmayacağız / Çünkü bu her gün olmaz] gibi umutlu ama aynı zamanda biraz da melankolik bir kabullenişi ifade ediyor. Sanki o özel bağ bir kez kurulmuş ve bir daha benzeri yaşanmayacakmış gibi.