Stilettos kelimesi, ince ve uzun topuklu ayakkabıları ifade eder. Şarkıda, "Stilettos on broken bottles" (Kırık şişelerin üzerinde stiletto topuklular) dizesiyle, kahramanın içinde bulunduğu kırılgan ve tehlikeli durumu vurgulanır.
Bu kelime, hem görsel bir imge yaratır hem de şarkının ana teması olan kalp kırıklığı ve savunmasızlığı güçlü bir şekilde yansıtır. Gündelik bir kelime olmaması ve bu bağlamda metaforik kullanımıyla dikkat çekicidir.
Calum Scott'ın "Dancing On My Own" şarkısı, platonik aşkın acısını ve kabullenmenin zorluğunu anlatan, kalbe dokunan bir hikaye. Şarkıcı, sevdiği kişinin yeni bir arkadaşıyla dans ettiğini izlerken, kendi içinde yaşadığı çelişkiyi ve acıyı dile getiriyor. "I'm in the corner, watching you kiss her" [Köşede seni onu öperken izliyorum] derken, sevdiği kişiye ne kadar yakın ama bir o kadar da uzak olduğunu hissettiriyor.
Şarkı boyunca, "I keep dancing on my own" [Kendi başıma dans etmeye devam ediyorum] sözleriyle, bu durumu kabullenmeye çalışsa da içten içe yaşadığı hayal kırıklığını ve yalnızlığı anlatıyor. "Why can't you see me?" [Neden beni göremiyorsun?] diye sorarken, görünmez olmanın ve sevilmemenin verdiği acıyı derinden hissettiriyor. Bu şarkı, karşılıksız aşkın getirdiği o buruk hissi ve bir yandan vazgeçmeye çalışırken bir yandan da umut etmenin zorluğunu çok güzel yansıtıyor.