Ghiacciai kelimesi 'buzullar' anlamına gelir. Şarkıda bu kelime, bir ilişkinin soğukluğunu ve mesafesini anlatmak için metaforik olarak kullanılıyor.
Annalisa, "Siamo dentro i ghiacciai" (Buzulların içindeyiz) derken, ilişkideki duygusal donukluğu ve iki kişi arasındaki soğukluğu çok çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Bu kelime, şarkının genelindeki melankolik ve düşünceli havayı güçlendiriyor.
İtalyan popunun güçlü seslerinden Annalisa, "Dieci" şarkısında bir türlü bitirilemeyen o vedaları anlatıyor. İlişki aslında tükenmiş, evde karşı tarafa dair hiçbir şey kalmamış ("questa casa non ha niente di te" [bu evde senden hiçbir şey yok]). Yine de iki taraf da kapıyı tamamen kapatamıyor. Şarkının kalbinde o meşhur ironi var: "L'ultima volta è sacra" (Son sefer kutsaldır) diyerek son bir buluşma, sokakta son bir öpücük istiyor ama hemen ardından gerçeği itiraf ediyor: O son defalardan en az on tane daha gerekecek ("Serviranno ancora dieci ultime volte" [Hâlâ on tane daha son sefere ihtiyaç olacak]).
Annalisa lafı hiç dolandırmadan, dağınık ve gerçek anları peş peşe diziyor. Yatakta şarapla yenen akşam yemekleri, otoparkta sızıp kalmalar, apartman içindeki kavgalar ve bir kadeh sert likörle tatlandırılmış sabah kahvesi ("caffellatte corretto" [likörlü sütlü kahve]). İtalyan kültüründe kahveye biraz grappa veya likör damlatmaya corretto (düzeltilmiş) denir; şarkıda da hem bir içki tercihi hem de darmadağın bir gecenin ardından toparlanma çabası olarak karşımıza çıkıyor. "Non ho tempo, deciditi" (Vaktim yok, karar ver) derken bile aklı diğerinde kalan, yağmurlu bir cumartesi gecesinde kendi kontrolünü kaybeden birinin dürüst hikâyesi bu.