Professed kelimesi, bir şeyi açıkça veya alenen iddia etmek, beyan etmek anlamına gelir. Genellikle bir duygu, inanç veya niyet hakkında kullanılır.
Şarkıda Amy Winehouse, "Self professed profound" (Kendi kendine derin olduğunu iddia eden) ifadesini kullanarak, aşkın başlangıçta ne kadar büyük ve anlamlı göründüğünü, ancak sonunda bir kumar gibi kaybedilen bir oyun olduğunu anlatıyor. Bu kelime, aşkın yüzeysel iddiaları ile acı gerçekleri arasındaki çelişkiyi vurgular.
İngiliz sanatçı Amy Winehouse'un bu dokunaklı şarkısı, aşkı kaybetmeye mahkum bir oyuna benzetiyor. Şarkıcı, yaşadığı tutkulu ama acı dolu bir ilişkiyi anlatırken, aşkın nasıl bir kumar olduğunu ve sonunda hep kaybedenin kendisi olduğunu hissettiriyor. "Aşk kaybedilen bir oyundur" nakaratı, bu çaresizlik hissini şarkı boyunca güçlü bir şekilde tekrarlıyor.
Winehouse, bu "oyunu" anlatmak için güçlü metaforlar kullanıyor. İlişkinin başlangıcındaki yoğun tutkuyu "beş katlı bir yangına" benzetirken, sevgilisini de bir "kumarbaz" olarak tanımlıyor. Kendisi bu oyuna körü körüne girmiş olsa da, sonunda kaderin ve hatta Tanrıların bile alay ettiği acı bir yenilgiyle yüzleşiyor. Şarkı, en başından beri kazanma şansı olmayan bir aşka dair derin bir pişmanlık ve kalp kırıklığı hikayesidir.