Ouigo, Fransa'da düşük maliyetli, yüksek hızlı tren hizmeti veren bir şirketin adıdır. Şarkıda, arkadaşların bir Ouigo treninde bir araya gelip seyahat etmelerinden bahsediliyor.
Bu kelime, şarkının genç ve modern atmosferini yansıtan, aynı zamanda Fransa'ya özgü bir kültürel referans sunan ilginç bir seçimdir. Günlük Fransızca'da sıkça duyulsa da, bir şarkıda bu şekilde yer alması, dinleyicilere Fransa'daki seyahat kültürüne dair bir pencere açar.
Fransız sanatçı Adèle Castillon'un bu şarkısı, geçmiş bir yaza duyulan tatlı bir özlemi anlatıyor. Şarkı, sanki bir arkadaşınız size en sevdiği anılarını anlatıyormuş gibi hissettiriyor. Adèle, "L'été avec toi" (Seninle geçen yaz) diyerek belirli bir kişiye sesleniyor ve o büyülü zamanları hatırlayıp hatırlamadığını soruyor: "Est-ce que tu t'en souviens" (Hatırlıyor musun?). Birlikteyken her şeyin mümkün olduğunu hissetmişler, hatta "La limite c'est le ciel" (Sınır gökyüzü) demişler. O anların ne kadar değerli olduğunu sonradan fark etmişler; "Et sans savoir / On écrivait / Un bout d'histoire" (Ve bilmeden / Tarihin bir parçasını / Yazıyorduk).
Şarkı, o yazdan küçük ve özel anlarla dolu. Nantes'ta fırtınalı bir gökyüzü, teknede geçirilen günler, balkonda yapılan sohbetler ve tutku meyveli elektronik sigaranın tadı gibi çok belirli detaylar var. Adèle, o günlerde mutluluğun ne kadar kolay ulaşılabildiğini hatırlıyor: "Le bonheur du bout des doigts" (Mutluluk parmaklarımızın ucundaydı) ve gelecek hiç umurlarında değildi: "On se fichait de demain" (Yarını umursamazdık). Bu şarkı, gençliğin, dostluğun ve bir daha asla geri gelmeyecek o kaygısız anların bir kutlaması gibi.