Bock haben auf Almancada günlük ve argo bir ifadedir; “bir şeyi canı istemek” veya “bir şeye hevesi olmak” anlamına gelir. Şarkıda “Sie hat Bock auf Shopping”, yani “Alışveriş yapmaya canı istiyor” denir; buradaki Bock kelimesi kelimesi kelimesine “keçi” anlamına gelse de bu bağlamda hayvanla ilgisi yoktur.
Alman rapçi CRO'nun bu parçasını dinlerken yüzünde kocaman bir gülümseme belirecek, garanti ediyorum! Şarkı sıcacık, güneşli bir günde tren yolculuğu yapan iki yabancının başına gelen o klasik 'kaçırılmış fırsat' anını anlatıyor. İlk bölümde oğlan pencereden dışarı bakıp müzik dinlerken aniden bir kız görüyor ve resmen aklı başından gidiyor. İçinden deli gibi "Bitte komm, sprich sie an" (Lütfen git ve onunla konuş) diye kendini gaza getirmeye çalışıyor ama heyecandan kalbi küt küt atarken dili tutuluyor. CRO burada aşırı dürüst bir laf ediyor: "Ich bin ein Versager weil ich mich doch nicht traue" (Bir eziğim çünkü cesaret edemiyorum). Kafası binlerce kelimeyle dolu olsa da ağzını açamıyor.
İşin en eğlenceli ve komik tarafı ise ikinci kısımda olayları kızın gözünden dinlememiz. Kız alışverişe gitmek için trene biniyor, hatta 4.70 Euro'luk bilet parasının pahalılığından bile yakınıyor ("Vier siebzig für die Fahrt ist ja ganz schön hart" - Yolculuk için 4.70 bayağı kazık). Tam o sırada çocuğu görüp çok tatlı buluyor ve bilerek yanına oturuyor! O da içinden 'Ne olursun benimle konuş, ne dersen de kabul edeceğim' diye yalvarıyor. İkisi de aynı çekingenliğe kurban gidiyor ve kız nihayetinde durakta inip gidiyor. Nakarat ise hem eğlenceli hem hafif hüzünlü: "Bye bye bye bye meine Liebe des Lebens" (Güle güle hayatımın aşkı). İnsanların hayatta belki iki kez karşılaşabileceğini ama ikincisinde her şeyin artık çok geç olacağını ("Doch es beim zweiten Mal dann einfach zu spät ist") söyleyerek o anı özetliyor.