Suburbs kelimesi 'banliyö' anlamına gelir. Şehir merkezinin dışında, genellikle daha sakin ve yerleşim yerlerinin yoğun olduğu bölgeleri ifade eder.
Şarkıda, ana karakter daha iyi bir yaşam hayali kurarken bu kelimeyi kullanır: "Buy a bigger house and live in the suburbs" (Daha büyük bir ev alıp banliyöde yaşayacağız). Bu, şehirdeki zorlu yaşamdan kaçıp daha huzurlu ve refah içinde bir hayata geçiş arzusunu simgeler. Şarkının teması olan kaçış ve daha iyi bir gelecek umuduyla doğrudan bağlantılıdır.
Tracy Chapman'ın "Fast Car" şarkısı, daha iyi bir hayat umuduyla yola çıkmanın ve hayal kırıklıklarının dokunaklı bir öyküsünü anlatır. Şarkının başında, anlatıcı zorlu hayatından kaçmak için bir fırsat görür: bir arkadaşının hızlı arabası. Babasının alkol sorunu ve annesinin evi terk etmesi yüzünden okulu bırakmak zorunda kalmıştır. Bu araba, onun için sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda her şeye sıfırdan başlayabileceği yeni bir geleceğe açılan bir kapıdır. Şehir ışıklarına doğru hızla ilerlerken, ilk defa bir yere ait olduğunu ve "birisi olabileceğini" hisseder.
Ancak zaman geçtikçe, o parlak umutlar yavaş yavaş söner. Anlatıcı, tüm faturaları ödeyen bir iş bulup sorumluluklarını yerine getirirken, partneri işsiz kalır ve gecelerini barda arkadaşlarıyla geçirir. Bir zamanlar ortak kaçışlarının sembolü olan o hızlı araba, şimdi acı bir gerçeği temsil etmektedir. Şarkının sonunda anlatıcı, partnerine bir seçim yapması gerektiğini söyler: "Hızlı arabanı al ve sürmeye devam et." Bu, başlangıçtaki umut dolu kaçış hayalinin nasıl bir hayal kırıklığı döngüsüne dönüştüğünü ve anlatıcının artık kendi yoluna gitmeye karar verdiğini gösteren güçlü bir finaldir.