Unattainable kelimesi, 'ulaşılamaz' veya 'elde edilemez' anlamına gelir. Genellikle bir hedefe, hayale ya da bir kişiye erişmenin imkansız olduğunu ifade etmek için kullanılır.
Şarkıda, söz yazarı sevdiği kişiyi "The unattainable" (Ulaşılamaz olan) olarak tanımlıyor. Bu, onun için bu kişinin bir hayal gibi olduğunu, ne kadar istese de ona tam olarak sahip olamayacağını veya ona ulaşamayacağını vurguluyor. Bu kelime, şarkının genelindeki özlem ve hüzün temasını çok güçlü bir şekilde yansıtıyor.
Slipknot'tan alışık olmadığımız kadar duygusal ve akustik bir parça olan "Vermillion Pt. 2", dinleyiciyi takıntılı bir aşkın karanlık dehlizlerine sürüklüyor. Şarkı, anlatıcının ulaşılmaz birine duyduğu derin ve acı verici sevgiyi anlatıyor. Bu kişi onun için her şeydir; gerçekleşmemiş bir rüya, kimsenin söylemediği bir şarkı ve inanmak zorunda olduğu bir efsanedir. Anlatıcı, bu hayali kişiyi o kadar benimsemiştir ki, kendi utancının ve acısının bile onunla kaplandığını hisseder. Bu karşılıksız sevgi ona hüzün verse de, ondan vazgeçemez.
Şarkının ilerleyen kısımlarında ise bir iç savaş başlar. Anlatıcı, defalarca "Bunun içimde birikmesine izin vermeyeceğim" diyerek bu ezici duyguya karşı savaşmaya çalışır. Ancak bu mücadele, acı bir farkındalıkla son bulur: "O gerçek değil." Bu, sevdiği kişinin ya tamamen bir hayal ürünü olduğu ya da aralarındaki sevginin asla gerçeğe dönüşemeyeceği anlamına gelir. Şarkı, bu umutsuz aşkın ve içsel mücadelenin hüzünlü bir portresini çizer.