Blessed kelimesi 'kutsanmış' anlamına gelir. Genellikle dini veya manevi bir bağlamda kullanılır, ancak bu şarkıda daha geniş bir anlam taşır.
Louis Armstrong, "The bright blessed days" (parlak kutsanmış günler) derken, günlerin güzelliğini ve değerini vurgular. Bu kelime, dünyanın ve yaşamın sunduğu her şeyin bir lütuf olduğunu, minnettar olunması gereken bir hediye olduğunu ifade eder. Şarkının genel pozitif ve minnettar havasını çok iyi yansıtan, güçlü ve anlamlı bir kelimedir.
Louis Armstrong'un ikonik, sıcacık sesiyle söylediği "What A Wonderful World", gündelik hayattaki basit güzelliklere yazılmış bir aşk mektubu gibidir. Şarkı, bize etrafımızdaki dünyaya farklı bir gözle bakmayı öneriyor. Armstrong, yeşil ağaçları, açan kırmızı gülleri, masmavi gökyüzünü ve beyaz bulutları anlatırken, tüm bu güzelliklerin hem "benim hem de senin için" olduğunu hatırlatır. Bu basit ama derin gözlemler, onu hep aynı sonuca ulaştırır: Ne harika bir dünya!
Şarkı sadece doğanın güzelliğiyle sınırlı kalmaz, aynı zamanda insanlar arasındaki bağlara da odaklanır. Gökyüzündeki gökkuşağının renklerinin, yoldan geçen insanların yüzlerinde de olduğunu söyler. El sıkışıp "Nasılsın?" diye soran arkadaşların aslında "Seni seviyorum" dediğini fısıldar. Ağlayan bebeklerin büyüyüp bizden çok daha fazlasını öğreneceği umuduyla geleceğe bakar. Kısacası bu şarkı, hem doğadaki hem de insanlardaki güzellikleri takdir etmemiz için iyimser ve içten bir davettir.