Haunts kelimesi, bir şeyin birinin aklına sürekli gelmesi, peşini bırakmaması veya rahatsız etmesi anlamına gelir. Genellikle bir hayaletin musallat olması gibi ürkütücü bir çağrışımı olsa da, bu şarkıda mecazi bir anlamda kullanılmıştır.
Bruno Mars, yaptığı hataların ve kaybettiği aşkın anılarının onu sürekli rahatsız ettiğini, gözlerini her kapattığında aklına geldiğini ifade etmek için bu kelimeyi kullanır. Bu, pişmanlığın ve özlemin derinliğini çok güçlü bir şekilde anlatır.
Bruno Mars'ın bu güçlü baladı, kalp kırıklığı ve pişmanlık üzerine dokunaklı bir hikaye anlatıyor. Şarkı, biten bir ilişkinin ardından gelen acı dolu farkındalığı konu alıyor. Şarkıcı, eski sevgilisinin artık başka biriyle mutlu olduğunu görüyor ve kendi hatalarıyla yüzleşiyor. Kendi gururu, egosu ve bencil tavırları yüzünden harika bir kadını nasıl kaybettiğini anlıyor.
Şarkının en can alıcı noktası, şarkıcının yaptığı hataları listeleyip aslında ne kadar basit şeyleri es geçtiğini fark etmesidir: "Sana çiçekler almalıydım, elini tutmalıydım, tüm vaktimi sana ayırmalıydım." Artık çok geç olduğunu bilse de, yeni partnerinin ona tüm bunları vermesini umuyor. Bu, aşkta küçük jestlerin ve özverinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatan, hem hüzünlü hem de olgun bir kabulleniş hikayesi.
Bruno Mars (gerçek adı Peter Gene Hernandez), Hawaii doğumlu Amerikalı şarkıcı, söz yazarı ve prodüktördür.
Sahne performansları, karizması ve pop, R&B, funk, soul gibi çeşitli müzik türlerini harmanlamasıyla tanınır.
"Just the Way You Are", "Grenade", "Uptown Funk" ve "24K Magic" gibi dünya çapında hit olmuş birçok şarkıya imza atmıştır.
Birden fazla Grammy ödülü sahibi olan Mars, enerjisi ve akılda kalıcı melodileriyle modern müziğin en etkili isimlerinden biridir.