Dreading kelimesi 'endişelenmek' veya 'korkmak' anlamına gelir, ancak daha çok gelecekteki bir olaydan duyulan yoğun bir kaygıyı ifade eder.
Şarkıda, kahraman sevdiği kadının babasının bu düğün gününü "dreading" (iple çektiğini) bildiğini söylüyor. Bu kelime, babanın kızını kaybetme korkusunu ve bu özel günün getirdiği karmaşık duyguları çok iyi yansıtıyor. Günlük dilde sıkça karşılaşılmayan, ancak duygusal derinliği olan bir kelimedir.
Bu şarkı, en yakın arkadaşına aşık olan bir adamın dokunaklı hikayesini anlatıyor. Şarkı, kadının hayallerindeki düğünün canlı bir tasviriyle başlıyor: Kırda, manolya çiçekleri arasında, dedesinin yönettiği sade bir tören. Her detayı en ince ayrıntısına kadar planlamış. Ancak burada yürek burkan bir durum var: Anlatıcımız bu mükemmel tablonun içinde, ancak damat olarak değil. O, sevdiği kadının bir başkasıyla evlenmesini izlemek zorunda olan bir davetli sadece.
Anlatıcı, düğün günü için kendi planını yapıyor: Siyah takım elbisesiyle arkalarda bir yere saklanacak, mataradan bir yudum viski alacak ve kimse görmeden ağlamamaya çalışacak. Şarkı sözleri, ikilinin 'sonsuza dek arkadaş' olduklarını ve bir gece neredeyse öpüşecekken anlatıcının korkup geri çekildiğini ortaya koyuyor. Düğün davetiyesini aldığında ise artık çok geç olduğunu anlıyor. Sevdiği kadının mutluluğunu bozmamak için hislerini kendine saklamayı seçiyor ve bu acı tatlı günde ona uzaktan en iyisini diliyor.