찌릿찌릿 kelimesi, elektrik çarpması veya karıncalanma hissini anlatan bir yansıma kelimesidir. Genellikle ani ve keskin bir duygu veya hissi ifade etmek için kullanılır.
Şarkıda, SEVENTEEN bu kelimeyi heyecan, enerji ve bir şeylerin hızla yayıldığı hissini vurgulamak için kullanıyor. Tıpkı bir şimşek gibi aniden gelen ve insanı saran bir heyecanı anlatıyor.
SEVENTEEN'dan "Thunder" şarkısı, tam anlamıyla enerji patlaması! Şarkı, aniden gelen bir ilham ve coşku dalgasını anlatıyor. Sanki tüm vücudunuz elektriklenmiş gibi, "떨어져 온몸이 회로가 미쳐버렸어 제멋대로" [Vücudum düşüyor, devrelerim çıldırdı, kendi başına] diyerek bu kontrolsüz ama keyifli hali ifade ediyor.
Şarkının kahramanları, bu yeni enerjiyle "액셀 밟어" [Gaza bas] diyerek hayatın tadını çıkarıyor. Herkesin şaşkın bakışlarına rağmen, "달라진 동공을 희한하다고 다 놀려대면 어때?" [Değişen göz bebeklerimi tuhaf bulup dalga geçerlerse ne olmuş?] diyerek umursamazlıklarını dile getiriyorlar. Bu coşku, "번개처럼 찾아왔다" [Şimşek gibi geldi] sözleriyle bir anda ortaya çıkan, ilham verici bir his olarak tanımlanıyor. Telefonun sürekli çalması ve etraftaki vızıldayan dedikodular bile bu heyecanı durduramıyor; aksine, "번개처럼 계속 찌릿찌릿 따끔해요" [Şimşek gibi sürekli elektrik çarpıyor, karıncalanıyor] diyerek bu durumu daha da körüklüyor. Kısacası, "Thunder" sizi yerinizde duramayacağınız, ilham ve coşku dolu bir geceye davet ediyor!