Inouï kelimesi, 'duyulmamış' veya 'eşi benzeri görülmemiş' anlamına gelir. Genellikle şaşırtıcı, olağanüstü veya inanılmaz derecede büyük bir şeyi tanımlamak için kullanılır.
Şarkıda, "Dans l'espace inouï de l'amour" (Aşkın duyulmamış/inanılmaz uzayında) ifadesiyle, aşkın sınırsız ve hayranlık uyandıran boyutunu vurgular. Bu kelime, şarkının 'seyahat' temasını, sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve ruhsal bir keşif olarak da genişletir.
Kate Ryan, Belçikalı bir sanatçı olarak seslendirdiği **“Voyage Voyage”**da dinleyiciyi durmadan ilerleyen, sınırları aşan bir yolculuğa çağırıyor. Şarkı, “Voyage, voyage” sözünü tekrar tekrar kullanıyor; Fransızcada bu, “Seyahat et, seyahat et” demek. Yolculuk, eski volkanların üzerinden süzülen rüzgârla başlıyor: “De nuages en marécages” [Bulutlardan bataklıklara] ve “De vent d’Espagne en pluie d’équateur” [İspanya rüzgârından ekvator yağmuruna] geçerken dünya, tek bir uzun rota gibi uzanıyor.
Sözlerde Paris gibi başkentlerin üzerinden uçmak, okyanusa bakmak, Ganj ve Amazon nehirlerini aşmak, Sahra’nın kumullarından Fiji Adaları’na ve Fujiyama’ya gitmek var. “Plus loin que la nuit et le jour” [Geceden ve gündüzden daha uzağa] dizesi, bu yolculuğun zamanın bile ötesine taşındığını söylüyor; gidilecek yer ise “l’espace inouï de l’amour” [aşkın daha önce görülmemiş, olağanüstü alanı]. Ayrıca “Au dessus des barbelés / Des coeurs bombardés” [Dikenli tellerin, bombalanan kalplerin üzerinden] sözleri, savaşın ve ayrımların üstünden uçma arzusunu getiriyor. “Et jamais ne revient” [Ve asla geri dönmez] ise şarkının en kesin cümlesi: Bu yolculuk, geri dönüş bileti olmayan bir kaçış gibi.